30 Ekim 2014 Perşembe

Kim mi bilir?


Kim mi bilir?
kim bilir,
Uzun hikayeleri özetlercesine kısalttığın duyguların belki de...
Kim mi bilir?
kim bilir,
-belki de-
Sonu olan hayatının daha en başında
bir okyanus kıyısında(n) bakarken sonsuzluğa doğru
ufkun(un) ardında unuttuğun umutların.
...
ve
kim bilir,
belki
sen de bilmelisin güneş(in)in yankısının
   yüreğ(in)in yak-ı-sında ki izinin yerini,değerini...
işte o zaman
ne
gölgelerin varlığı soğutabilir ateşini,
ne de
sessiz sedasız çekersin içini!
...
Vazgeçilmişlerin son bir umudu da,
vazgeçişlerin ilk umudunda yok olmuştur aslında..
öyleyse,
duyabilir misin uzaklarda haykırış(lar)-(ın)ın yankılarını
gökyüzünün depremleri
boğarken ufkunu çığlıklar(ın)-(l)a ?
...
Kim mi bilir?
...
kim bilir,
belki de
 Unutamadığın o yüzler-ce yüz,
geçse de yüzler-ce sene
içinde yüzercesine sürüklendiğin hayallerinde
seni ele verir
de
öyle küsersin gözler(in)e,
ve
dönersin sırtını, yüreğine en derinden dokunan sözler(in)e!
...
Evet
Belki de çoktan yitirilmiş umutlar vardır geride bıraktığın
nice duygular da vardır hissiyatının en derininde yeşermeden yaktığın!
Terkedilmiş duyguların yalnızlığını yalnızlığıyla giderebildiği bu dünyada,
umud(un)a yönelik olan ne varsa
sonun başlangıcında değil,
başlangıcın sonundadır ancak..
iyi düşünen kadar,
iyi hisseden de bilir...
Hatırla !
...
Kim mi bilir?
sadece
sen bilirsin!!
ya da
neyse!
  Sen bilirsin...

(O'na..)

U.E.

2 yorum:

  1. "Iyi düşünen kadar, iyi hisseden de bilir!"
    Sen hep yaz olur mu hep yaz ... :)

    YanıtlaSil